21 Aralık 2008 Pazar

IRKÇILIK:İÇİMİZDEKİ SES

‘Ermeni kardeşlerimden özür diliyorum’ girişimiyle birlikte içimizdeki ırkçılık yine uyandı. Önce İzmir milletvekili Canan Arıtman Abdullah Gül’e ‘annesi Ermenidir’ yollu göndermeler yaptı. Sonra neredeyse metni imzalayan herkesi ‘bunlar Türk olamaz’ mealinde kestirip attı. Tüm bunları yapıp üstüne üstlük ırkçılık suçlamalarını hiç üstüne alınmayarak kendisini savundu. Buradan sesleniyorum: Bal gibi de Irkçısınız,bırakın ‘Atatürk milliyetçisi’ ayaklarını! Abdullah Gül mesafeli yaklaştı bu özür girişimine herkes istediği bildiriyi yayımlamakta özgürdür dedi. Yani sadece bir özgürlükten bahsetti, destek vermedi aslında. Ama bu bile böyle bir tepkiye neden olmaya yetti.

Haberlerde falan Canan Arıtman eleştirildi tabi. Star haber de eleştirerek verdi olayı ama işte ne kadar saklamaya çalışsak ta hücrelerimize işlemiş ‘düşmanlıktan’ kaçamıyoruz. Bir yerlerden çıkıyor ve o çirkin suratıyla sırıtıyor: Star haberin Arıtman’ı eleştirir tonda verdiği haberin altında o sarı kutunun içinde şöyle yazıyordu:’Müthiş Suçlama’. Sanki birisinin annesinin Ermeni olması bir suçmuş gibi. Zaten daha sonra bu ‘özür girişimi’ni sulandıracak haberleri ‘özürlü kampanya’ adı altında vermeye devam etti. Demem o ki star haberi hazırlayan Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar da Arıtman ile aynı kafadalar. İçten içe Arıtman’ın aslında haklı olduğunu bile düşünüyor olabilirler! Perihan Mağden bir yazısında ‘kibar faşist’ diye bir tabir mi kullanmıştı bir ara?( tabi ben de Arıtmanı eleştirirken onunla aynı şeyi yapıp metni imzalamayan herkesi faşist ilan etmiyorum. )

Bir de halk arasında ‘Nuray Mert’ yaklaşımı dediğimiz bir yaklaşım var. İşte ‘ben niye özür diliyorum? Acıları paylaşırım ama özür dilemem’. Nuray Mert yazısında her kötü şeyin sorumlusu Türklermiş gibi davranmayın diyor. Bu da bir garabet diyor. İmzacı aydınlar Batı’ya karşı komplekslidir diyor. Özür dilemek nasıl bir komplekstir anlayamadım. Taraf yazarı Gökhan Özgün’den bir paragraf alıntı yapalım bunun üzerine: ’’(Bush’a pabuç fırlatma olayından sonra Amerikalılar beyaz sarayın önüne pabuçlarını koymuşlar Iraklı gazeteciye destek için) …Nuray Mert mesela, bir Amerikalı olsaydı, bu pabuçların Doğu’ya karşı vicdani bir aşağılık duygusuyla, dünyanın en nefret edilen ulusunun vatandaşı olan Amerikalıların ‘şirin’ görünme arzusuyla oraya bırakıldığını söylerdi. Ve sonra ilave ederdi. Dünyanın en kötü milletini Amerikalılarmış gibi göstererek neye hizmet ediyorsunuz?... Ben özürsüz imza atmak istiyorum, çünkü özür dilemek bir komplekstir. Bir nevi Batı’ya karşı aşağılık kompleksidir diyor, benim anladığım. Mesela bir cunta anayasasıyla idare edildiğiniz için hicap mı duyuyorsunuz, Batı standartlarında bir anayasa mı istiyorsunuz? Alın size bir Batı kompleksi daha. Sen dünyanın en kötü anayasasının TC Anayasası olduğunu mu söylemeye çalışıyorsun?..’’

Son olarak, Abdullah Gül’den açıklama gelmiş. Açıklamanın ilk kısmı iyi ama sonunda Gül ailem Müslüman ve Türk’tür demiş. Biraz ayıp olmuş, bir suçlamayı savuşturma hissediliyor. Soy isimler verilmiş, soy ağacı denmiş, Kayseri halkı Türk ve Müslüman olduğumuza şahittir denmiş. Dedim ya ne kadar istesek de içimizdeki o en derindeki ırkçı sırıtıyor yine de. Açıklamanın sonu ‘kimsenin ailesinin kökeni kimseyi ilgilendirmez, benim annem Türk de, Kürt de, Ermeni vs. de olabilir. Her millete eşit derece saygı duyarım’ ya da yine daha az ırkçı ağızla olmak kaydıyla ‘annem ve babam Türk ve Müslümandır. Bu açıklamayı yapmaktan dolayı bir suçluluk hissediyorum. Bunu böyle söylemek bile diğer etnik kökenden gelen yurttaşlarımıza saygısızlıktır. Bu açıklamayı bana yaptırmak zorunda kalanları kınıyorum.’ diye bitse ne güzel olurdu.

Çok mu fazla şey bekliyorum? Böyle düşünülebilen biri acaba bu ülkede Cumhurbaşkanı olabilecek mi? Umarım ilerde olur, ölmeden görürüm.

Hiç yorum yok: