Expo İzmir'e verilmedi.Önce kazandık haberi geldi.Sonra Expo'nun Milano'ya gittiği haberi.Hiç şaşırmadım.Diyeceğim eğer sen Expo temanı 'herkes için sağlık' seçip, zamanında sağlık dağıtmış antik kentin Allianoi'yi sular altında bırakırsan, samimiyetine on takla da atsan kimseyi inandıramazsın. Bu işler öyle sunum yapmakla,gösteri yapmakla olmaz. Sonra işte böyle avcunu yalarsın. Şimdi dönün Paris'ten ve Allianoi'yi sular altında bırakacak baraj yapımını durdurun. Biraz akıllı olun!
31 Mart 2008 Pazartesi
EXPO! SAVE ALLIANOI
Expo İzmir'e verilmedi.Önce kazandık haberi geldi.Sonra Expo'nun Milano'ya gittiği haberi.Hiç şaşırmadım.Diyeceğim eğer sen Expo temanı 'herkes için sağlık' seçip, zamanında sağlık dağıtmış antik kentin Allianoi'yi sular altında bırakırsan, samimiyetine on takla da atsan kimseyi inandıramazsın. Bu işler öyle sunum yapmakla,gösteri yapmakla olmaz. Sonra işte böyle avcunu yalarsın. Şimdi dönün Paris'ten ve Allianoi'yi sular altında bırakacak baraj yapımını durdurun. Biraz akıllı olun!
Etiketler:
portatif karyola(gündem hakkında)
20 Mart 2008 Perşembe
AMA ENSEYE VURULMAZ Kİ - 2
Rıfkı eli yüzü düzgün,yakışıklı bir delikanlıydı.Sokakta yürürken kızları kesmekten hoşlanırdı.Sadece sokakta yürürken mi?Otobüste,metroda,vapurda... Her türlü toplu taşıma aracında gözüne kestirdiği kızın karşısına oturur, gözlerini kısar, en buğulu bakışlarıyla kıza bakardı.Yine birgün Rıfkı metroda hoşuna giden bir kızın karşısına geçmiş kızı kesiyordu.Gözlerini kısmaktan, kasılmaktan hafiften terlemişti. Ve birden ensesinde aynı acıyı hissetti. Dönüp baktığında yine aynı gözlüklü,uzun saçlı,küpeli çocuk arkasındaydı. ''Yeter lan! Kesmesene kızları, kasılmaktan ölecen bigün. Kızlara da yazık lan! Hem olum kızlar artık kültürlü,kitap okuyan,entel erkeklerden hoşlanıyo.Sana bakmazlar ki olum'' dedi.Rıfkı ayağa kalktı. Ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Gözleri yaşarmış,dudakları titrer halde ''neden öle diyosun olm ben de okuyorum kitap falan,gazete de okuyorum'' dedi. Rıfkı gerçekten okuyordu ama bir kez daha görünüşünün kurbanı olmuştu. Ağlayarak ilk durakta indi ve koşarak uzaklaştı. Ensesi hala kırmızıydı...
5-BEŞ

Bugün Irak'ta işgalin 5.yılı.
5 kanlı yıl geride kaldı.
Katil Bush ve şahinleri 5 yıldır kan döküyor.
Bush'a göre 'dünya ve amerika artık daha güvende'
Oysa yerde yatan genç hiç güvende gözükmüyor.
Katil Bush bi s.ktir git!...
Etiketler:
portatif karyola(gündem hakkında)
16 Mart 2008 Pazar
ELBET BİRGÜN İNSANLIK TUNÇTAN HEYKELLERİNİZE TÜKÜRECEK


6 Ağustos 1945, ABD başkanı katil Truman'ın emriyle Nagasaki ve Hiroşima'ya atom bombası atıldı.Bombanın atıldığı anda 140.000 kişi öldü.Bombanın radyoaktif etkileri sonucu toplam ölü sayısı 250.000'i buldu.Bombanın etkileri günümüzde bile devam ediyor. Bombanın atıldığı saatte,yani yerel saatle 8:15'te Hiroşima'da bütün saatler bombanın etkisiyle durdu.ABD Japonların en çok dışarıda olduğu saatleri saptamış bombanın atılacağı saat olan 8:15'i öyle belirlemiştir.İnsanın kanını donduran bir canilik,hiçbir şeyi tesadüfe bırakmayan,insanların yaşamaları hariç...
''Hayır,o adamlar böyle yaratılmamıştır. Kendine her şeyi yapabilmesi için izin verilen bir lider, kalkar Toulon'u topa tutabilir.Paris'te insan kıyımı düzenletir,ordularını Mısır'da unutur,Moskova'ya yaptığı bir seferde yarım milyon insanı harcar,Vilna'da bir kelime oyunu ile yakasını kurtarıverir,ölünce de heykelleri dikilir...Demek ki onun her şeyi yapmasına izin verilir...Hayır!Anlaşıldığına göre bu adamların vücudu etten değil tunçtandır!''
Dostoyevski Suç ve Ceza'dan(parası için yaşlı bir kadını öldüren Raskolnikov'un pişmanlıkla içinden geçirdikleri)
15 Mart 2008 Cumartesi
İSA MUSA VE DEMOKRASİ
Peşin peşin söyleyeyim Akp'nin kapatılması taraftarı değilim.
Kapatılma başvurusu üzerine zorda kalan Akp 'demokrasi ve hukuk karşı karşıya getirilmemeli' açıklaması ile yine işine geldiği için demokrasiye sarılmıştır.Aslında Akp için demokrasi bir yılandır.Denize düşerse diye yılanla iyi geçinmeye çalışmaktadır.
Demokrasiyi bir yılan olarak gördüklerinden demokratik haklarını kullanan emekçilere 'şuç işliyorlar' diyebilmektedirler.Yani;demokrasiden zerre hoşlanmayan akp,yine demokrasiyle zerre bağdaşmayacak kapatma davasına karşı demokrasiye sığınıyor.(İSAAAAA)
Kendini sosyal demokrat(!) olarak tanımlayan bazı partilerin yetkilileri ise parti kapatmayı demokratik bulabiliyor.Onlar da aynı yılanı sopa haline getiriyor.(MUSAAAA)
Akp'nin kapatılması taraftarı değilim.
Bunu dediğim için Akp taraftarı da değilim.
Bizim memleket de böyle bir memleket,gerçek demokratsan ne İsa'ya ne Musa'ya yaranabiliyorsun.
Kapatılma başvurusu üzerine zorda kalan Akp 'demokrasi ve hukuk karşı karşıya getirilmemeli' açıklaması ile yine işine geldiği için demokrasiye sarılmıştır.Aslında Akp için demokrasi bir yılandır.Denize düşerse diye yılanla iyi geçinmeye çalışmaktadır.
Demokrasiyi bir yılan olarak gördüklerinden demokratik haklarını kullanan emekçilere 'şuç işliyorlar' diyebilmektedirler.Yani;demokrasiden zerre hoşlanmayan akp,yine demokrasiyle zerre bağdaşmayacak kapatma davasına karşı demokrasiye sığınıyor.(İSAAAAA)
Kendini sosyal demokrat(!) olarak tanımlayan bazı partilerin yetkilileri ise parti kapatmayı demokratik bulabiliyor.Onlar da aynı yılanı sopa haline getiriyor.(MUSAAAA)
Akp'nin kapatılması taraftarı değilim.
Bunu dediğim için Akp taraftarı da değilim.
Bizim memleket de böyle bir memleket,gerçek demokratsan ne İsa'ya ne Musa'ya yaranabiliyorsun.
Etiketler:
portatif karyola(gündem hakkında)
13 Mart 2008 Perşembe
AMA ENSEYE VURULMAZ Kİ
rıfkının sevgilisi üniversitede okuyordu.rıfkı bir gün sevgilisinin bir dersine girdi.ders böle entel bir dersti.hoca felsefeden giriyor,sosyolojiden çıkıyor,bir de arada güncel politik göndermeler yapıyordu.ders arası rıfkı ensesine şiddetli bir tokat yedi.gözlüklü uzun saçlı küpeli bir çocuk 'sen ne anlarsın olum böle şeylerden' diye gülerek rıfkıyla dalga geçti.rıfkı birden ayağa fırladı.ağlamak üzereydi.gözleri yaşarmıştı.ağlamamak için kendini tuttuğundan dudakları titriyordu.ve en sonunda koyverdi kendini.ağlıyor ve bağrıyordu:''neden öle diyosun olm ben de okuyorum kitap falan,gazete de okuyorum.'' rıfkı gerçekten de okuyordu ama reyben gözlükleri,dar tshirtleri,jöleli saçları,kasım kasım yürümeleri yüzünden hiç okuduğu anlaşılmıyordu.hep bu sorunu yaşamıştı.insanlar görünüşüne bakıp aldanıyorlardı.rıfkı ağlaya ağlaya koşarak sınıfı terk etti.çok incinmişti.ensesi hala kırmızıydı...
5 Mart 2008 Çarşamba
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.
İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de kutlanmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanmasını kabul etti. Sendikalar yıllarca bu önemli günde kadına yönelik ayrımcılığı daha güçlü olarak dile getirdi.
TÜRKİYE'DE 8 MART
Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya başlandı.
2007 VERİLERİYLE DÜNYADA KADINA KARŞI İNSAN HAKKI İHLALLERİ
- Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
- Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
- Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyon dolardır.
- Küresel olarak, daha büyük oranda on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar erkek şiddetinin sonucu ya da kanser, sıtma, trafik kazaları veya savaşa bağlı olarak sakat kalmakta ya da hayatını kaybetmektedir.
- En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
- Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir (kadın sünneti). Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.
- Sistematik tecavüz dünyadaki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda’daki 1994 soykırımı esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.
- Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.
Kaynak:vikipedi Fotoğrafdaki:Clara Zetkin
Etiketler:
portatif karyola(gündem hakkında)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)