7 Şubat 2010 Pazar

ENİŞTEN DEĞİL EINSTEIN!


İlber Ortaylı son derece 'bilimsel' 'gözlemsel' ve son derece 'sosyolijik' ifadelerde bulunmuş.

Türk milletinin 'asker millet' olmasından çok büyük gurur duyan Ortaylı "Türk toplumunun militarist olmasından Belçika'nın, İsviçre’nin ne zararı olabilir? Askeri vasıflarını kaybetmiş Avrupa, bizde bulunan bu vasfın da yok olmasını istiyor. Resim sanatı Fransa’da öldüyse, Fransa bu sanatın bütün dünyada da ölmesini ister, mimari İtalya’da öldüyse, İtalyanlar bütün dünyada mimarinin yok olmasını ister. Hiçbir kavim kendi kaybettiği vasfın başka bir kavimde devam etmesini istemez.Türk askeri sanatından, askeri toplum özelliğinden insanlar rahatsız oluyor ama ne yapalım bu Türklerin en önemli vasfı. Bizde de resim, heykel sanatı yok, musikiyle uğraşılmaz, filozof yoktur, fakat ölmeyen sanatımız, vasfımız askerliktir." buyurmuş. Ne tarafımla güleceğimi bilemediğim bu sözlerinden dolayı sayın hocamızı(!) ellerinden öpüyorum. Belçika ve İsviçre'ye zararı var mı bilemem ama bu militarize edilmiş insanların toplumun sağlına büyük zararları var. Aklını kaybetmiş insanlar dolaşıyor aramızda. Hem de 'normal' karşılanıyorlar. Ve aksine inanmak istesem de çoğunluğu oluşturuyorlar. Ama hocası böyle düşünen cemaatin, sıçması doğaldır heralde.


"Sivil siyasetin kendini geliştiremediği ortamda darbe kaçınılmazdır. Bugün hiçbir siyasi parti gençleri eğitmiyor, gençlik kolları yok. Yeni yeni siyasi akademileşme başladı. Buralardan yetişen gençler partileri yönetirse, partiler kapatılmaz" diyerek 'ordunun siyasete karışmasının kaçınılmaz olduğunu' belirtmiş hoca! Bu sözlerine hele ki bu zamanda bir şey söylemek bile gereksiz. Hoca duymamış heralde: askeri vesayet bitti a canııııım hocam, hatta şimdi bazı aklını kaçırmışlara göre 'sivil diktatörlük' var. Şeriat yemedi, yeni korkumuz bu şimdilerde! Bununla da bi 10-15 yıl muhalefetçilik oynarlar. Neyse bu başka yazının konusu.


Hadi tüm bu zırvalara güldük geçtik diyelim. Ama şu sözler çok sinir bozucu çünkü üstü kapalı bir ırkçılık var.

"Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki üniversiteye giriş sınavlarında açık şekilde kopya çekildiğini" söylüyor Ortaylı, "Böylelikle iyi okullara ehil olmayan öğrenciler geliyor. Bunun açtığı gediği Galatasaray Üniversitesinde ben hissediyorum. İmtihanların asayişini iyi kontrol etmeliyiz". Bu sözleri Ortaylı'ya söyleten, hocanın bilinçaltındaki şu istek ;' Biricik üniversitelerimize Doğu ve Güneydoğu Anadoludan öğrenci gelmesin' daha da açık konuşursak 'Kürtler üniversitelerimize gelmesin çünkü seviyeyi düşürüyorlar.'

Kimseler alınmasın ama bu ülkede bolca, önemi kendinden menkul prof. var! Hem de yine önemi kendinden menkul biricik üniversitelerimizde ders veriyorlar. Merak edip Ortaylı'nın kariyerine bi baktım Baskın Hoca'nın sıkça hatırlattığı Sakallı Celal'in sözünün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gördüm: ' Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün.'






31 Ocak 2010 Pazar

KATİLİ BİLİYORUZ! ADALET İSTİYORUZ!


“Ben bu dünyanın camını çerçevesini kırmak istiyorum. Önce şu Agos’un güvenlik camlarını indirmek istiyorum. Babamın büstü var içeride, onu da kırmak istiyorum. Çünkü ben büstleri değil, insanları seviyorum”


Hrant'ın oğlu Arat-19 Ocaktaki konuşmasından

21 Ocak 2010 Perşembe

TEKEL İŞÇİLERİ İLE DAYANIŞMA


37 gündür, iş güvencesi, gelecekleri ve emekleri için direnen, tekel işçileri ile dayanışma eylemi

Kitlesel Basın Açıklaması ve meşaleli yürüyüş

22 Ocak 2010 Cuma
Saat 17.30’da
Basmane Meydanı’nda
buluşuyoruz. Basmane Meydanı'nda toplanıp AKP İl Binasına yürüyeceğiz.
KESK İZMİR ŞUBELER PLATFORMU

14 Ocak 2010 Perşembe

KATİLİ BİLİYORUZ! ADALET İSTİYORUZ!

Hrant'ın katledilişinin 3.yılında İzmir'de iki etkinlik yapılacak.

1. Program

19 Ocak 2010 Salı,Saat 17'00 de, Konak’ ta Hrant İçin, Adalet İçin Ayrımcılığa, Nefret Suçlarına, Milliyetçiliğe ve Irkçılığa, Dur! Demek İçin,Gerçek Faillerin Bulunması ve Hesap Sorulması İçin,Halkların Kardeşliği, Demokrasi ve Barış İçin,Unutmamak, Unutturmamak İçin,
Adaletin, Kardeşliğin Hüküm Sürdüğü Onurlu Bir Yaşam İçin Din, Dil, Irk, Etnik Köken, Siyasi Görüş, Cinsiyet ve Cinsel Yönelim Farkı Gözetmeden Bir Arada Olacağız.

Karanfilini, Mumunu, Meşaleni Al, Sende Gel!

Toplanma Yeri: Konak Pier önü

2. Program

19 Ocak 2010 Salı,Saat 19'00 da Tepekule Kongre Merkezi Bayraklı’da Nefret Suçları ve Ayrımcılıkla Mücadele Günü'nde

Ayrımcılık Hikâyeleri:
Afrikalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği/ Mustafa Olpak
Agos/ Pakrat Estukyan
Alevi Bektaşi ve Yöre Dernekleri Platformu/ Veli Karakurt
Barış ve Demokrasi Partisi/ Ahmet Demiroğlu
Çağdaş Özürlüler ve Yardımlaşma Derneği/ Vedat Başer
İzmir Romanlar Derneği/ Abdullah Cıstır
Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği/ Deniz San
Şiddete Karşı İzmir Kadın Koordinasyonu/ Özge Yolcu

Müzik Dinletisi:
· No Name
· Ali Öztürk

13 Ocak 2010 Çarşamba

ULAŞIM-SU ZAMMI GERİ ÇEKİLSİN



Mahkeme Kararı Yok Sayılıyor!Ulaşım Zamlarına Dair Yargıda Kazandıklarımızı Sokakta Savunacağız!


Basın Açıklaması

Tarih: 13.01.2010 Çarşamba Saat: 12.30

Yer: Büyükşehir Belediyesi Önü

Krizin Faturasını Emekçilere Ödetmek İsteyenlere Karşı;
NE AKP, NE CHP! EMEKÇİLER BİRLİKTE BAŞARACAK!

BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ PLATFORMU:Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP), Emek Partisi (EMEP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Devrimci İşçi Partisi Girişimi (DİP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi Girişimi (ESP-G), Mezopotamya Sosyalist Partisi-Girişimi (MESOP), Özgürlükçü Sol Hareket (ÖSH), Yeşiller Partisi İzmir Grubu, Ekmek ve Özgürlük, Komünist KÖZ, Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP), Türkiye Gerçeği Gazetesi, Ürün Dergisi temsilcileri ile İzmir'de bulunan sendika, meslek odası yöneticisi, demokratik kitle örgütü temsilcisi, kadın, gençlik, çevre hareketi aktivistleri, yazar, sanatçı, öğretim üyesi ve bireysel katılımcılardan oluşmaktadır.
(görsel: Banksy)

1 Ocak 2010 Cuma

MAZLUMDER


Bir çok 'çağdaş' 'ilerici' 'aydınlanmacı' için 'örümcek kafalı müslümanların' bir derneği olan Mazlumder, Bartholomeos'un açıklamalarına tepkiler üzerine şunu demiş:


“Dışişleri Bakanı ve başta Onur Öymen olmak üzere birtakım siyasetçiler patriğin üzerinde baskı ve tehdit ima eden açıklamalar yaparak, patriğin ifade hürriyetine engel teşkil edecek.. tutumlar takınmaktadır.. Mazlumder Batman Şubesi olarak.. ülkedeki bütün demokrasi güçlerini ifade hürriyetine ve insan haklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.”


Yine aynı 'çağdaş' 'ilerici' ve 'aydınlanmacı' bir çok kişinin biricik partisi CHP'nin bir milletvekili (Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt )ABD'de bir tv kanalında Türkiye'yi bölünmüş gösteren haritaya tepki olarak dışişleri bakanına şunları söylemiş:


“Sen ne işe yararsın? Senin soyadın Davutoğlu mu, Davutyan mı? Bilelim de. Davutyan’san sen Ermeni açılımı yapıyorsun. Adın ne, soyadın ne? Sen Türk müsün?”


Varın hangisi 'örümcek kafalı' siz karar verin!