Merhaba okur! Naber?Ben pekiyi değilim. Hayat, çok saçma. Birbirlerinin tersi durumlar fazlasıyla yan yana. Ağlamakla gülmek, acıyla mutluluk, nefretle aşk hepsi koyun koyuna. Kıl kadar ince nefes ile ölüm arasındaki mesafe. Bir de yapmak zorunda olduklarımız var: Marx amca demiş ya; ‘din toplumun afyonudur’ diye. Bence bu zamanda zorunluluklar dinin de toplumun da afyonu!
Hayata en benzer ülkelerden biri de… Evet, bak hemen anladın! Türkiye! Türkiye de hayat kadar saçma. Bu ülkede de zıtlıklar sarmaş dolaş. Örnek mi istiyorsun, al sana örnek:
En ‘Amerikancı’ komedi gençlik filmlerinden(Amerikan pastası gibi) bir sahne. Bir genç, kız arkadaşını evine götürüyor(babasının evi, odasına daha doğru) ve birlikte oluyor. Ama bu gencin okuldan iki arkadaşı böyle bir şey yapacağına inanmayıp daha önceden gencin odasındaki dolabın içine saklanıyor ve kamerayla bu birlikteliği görüntülüyor. Tabi erkekliğini kanıtlamak isteyen gencin de bu durumdan haberi var. Sonra da görüntüler yayılıyor. Bir Amerikan gençlik filminde olağan sayılabilecek bu sahneyle Türkiye’de çoğu kişi pekâlâ eğlenir ve bu olaya gülüp geçer. Ve fakat aynı olay Türkiye’de gerçekleşirse? O zaman gülmeye pek yerimiz olmaz.
Yukarıda anlattığım sahne bir filmden değil Türkiye’den Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinden. Görüntüler yayılınca şikâyet geliyor. Üç genç tutuklanıyor haklarında 18 yıl isteniyor. Olay kafamızda netleşsin diye önemli bir ayrıntı gençlerin yaşları 16-17. Bir de görüntüye alınan kız koruma altına alınıyor. Neden dersin? Sürpriiiiz! Töre cinayeti! Kız töre cinayetine kurban gitmesin diye koruma altına alınıyor. Olayın başı Amerikan pastası komedi gençlik filmi sonu ise bir dram: Hapse gitme ihtimali olan çocuklar, öldürülme ihtimali olduğu için korunan bir kız.
Durun daha bitmedi! Kızın babası diyormuş ki: “Kızımın, kendisini tuzağa düşüren T.Ö. ile evlenmesini ve namusumuzun temizlenmesini istiyorum”. Hadi buyurun bakalım! Yargıya müdahale gibi olmasın da(son zamanlarda biliyorsun herkesin ağzında bu laf!) bu üç gencin davasına bakan hâkim bey-hanımefendi bu gençlere ceza falan vermeyin, baksanıza kızın babası çocuğu çoktan damat olarak kabul etmiş! Hem de adım gibi eminim kızına sormadan! Adım gibi emin olduğum başka bir şey daha var: Ne bu görüntülerden şikâyet edip olayı mahkemeye taşıyanlar(ki bu olay elbette rahatsız edici olabilir-dava konusu da olabilir), ne de bu olayı gazetelerden okuyup kızanlar(ki elbette pekâlâ kızılacak bir olaydır) kızın tarafındalar. Yani şöyle düşünmüş olamazlar(istisnalar kaideyi bozabilir): ‘Bu yapılan kıza haksızlık. Kız biriyle birlikte olmuştur, bu görüntülerin çekilip yayılması ahlak dışıdır, özel hayata saygısızlıktır’’ falan dememişlerdir. O adamların teyzelerin ahlak dışı buldukları eminin kızın bir erkekle Orhan Pamuk’un deyimiyle ‘sonuna kadar gitmesi’dir. Yani vıcık vıcık erkek egemen bu toplum(tıpkı Amerika gibi-yalnız onlar da namus algısı bizdeki gibi değil tabi ) mağdur olan kızın yanında değil NAMUS’un yanında yer alacaktır. Ve hatta gençlere kızın namusunu kirletmiş(! )haytalar olarak bakacaktır(temizlerler canım nolcek! bkz. kızın babası).
Ya işte böyle okur! Şikâyet demişken, size bir haber daha; ‘’Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Rektörü Prof. Dr. Nafi Baytorun, girdiği derslerde Atatürk'ün fotoğrafları için ''put'' dediği ileri sürülen KSÜ Fen- Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Eyicil hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Kahramanmaraş'ta yerel bir televizyon kanalında geçen hafta canlı yayına katılarak öğrencilerin sorularını yanıtlayan Nafi Baytorun'a, KSÜ Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencisi A.E. ''Bir öğretim üyesi, derslerde Atatürk'ün fotoğrafı için 'put' ifadesini kullandı'' iddiasında bulundu. İddianın ardından, KSÜ Rektörlüğü adına iddiadaki ifadenin sahibi olduğu öne sürülen Eyicil hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu ve KSÜ içinde de idari soruşturma başlatıldı.’’
Ne diyeyim Allah herkese akıl fikir versin! En çok ta akla fikre en fazla ihtiyacı olan bilim insanlarımız yüce(!) rektörlerimize…
Haydi, ben kaçtım, görüşürüz!
