23 Nisan 2009 Perşembe

ÇOCUK MU? ULUSAL EGEMENLİK Mİ?



‘DTP’ye yönelik yapılan operasyonları ve tutuklamaların protesto edildiği Hakkari’de olaylar çıktı. Olaylar sırasında 14 yaşındaki Seyfi Turan başından yaralandı. Uzaktan çekilen görüntülerde bir polisin yakaladığı çocuğa elindeki silahla sürekli vurduğu görüldü. Yaralanan çocuk, vatandaşlar tarafından hastaneye götürüldü. Çocuğun durumu ağır.’(Haber 23.04.2009-bugünkü Radikal’den- Fotoğraf: yuvarlak içinde:Polis Seyfi Turan'ı döverken)


H.A., A.N. ve M.Z.Y.ye ‘gösteri kanununa muhalefet ve örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına eylem yapmak’ suçundan altı yıl 11 ay, M.E.’ye ise ‘gösteri kanununa muhalefet’, ‘örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına eylem yapmak’ ve ‘örgüt propagandası yapmak’ suçundan yedi yıl beş ay ve tutuksuz yargılanan J.Y., S.Y.’e de ‘gösteri kanununa muhalefet’ten 10 ay hapis cezası verdi. Bu iki çocuğun cezaları para cezasına çevrildi. Mahkeme, tutuklu yargılanan çocukların tahliyesine karar verdi.’(Haber 23.04.2009-bugünkü Radikal'den)
‘…Mehmet Ali Şahin’in kendi sunduğu döküm şudur: TMK ve TCK’daki terör suçlarından 2006 ve 2007’de 1572 çocuk hakkında dava açıldı. Özellikle Diyarbakır, Adana, Van, Hakkâri gibi illerde yoğunlaşan tutuklamalar, çocukların hakkında açılan ve ağır cezalar istenen davalar sürecinde de devam etti. Mahkemeler, insan hakları savunucularının, hukukçuların itirazlarına kulak asmadı. Uluslararası sözleşmeler ve yasalardaki açık düzenlemeler de onları kararlarından caydırmadı. Çocukların tahliye taleplerini reddettiler. Diyarbakır Mahkemeleri 20’den fazla çocuğu tutuksuz yargılamak üzere serbest bıraktı. Tahliye edilen çocuklar, belki ceza alacak. Almazlarsa dahi yaşadıklarını herhalde zor unutacaklar. Adana’da taş attığı iddia edilerek 14-16 yaşları arasında 4 çocuğa 3,5 ile 7 yıl arasında ceza verildi. Hatay’da örgüt propagandası yapmak iddiasıyla 14-17 yaşındaki iki çocuğa 3,5 ve 4,5 buçuk yıl ceza verildi. Mardin’de iki TMK Mağduru Çocuk, çocuk cezaevi olmaması gerekçesiyle baştan beri yetişkin adli suçlularla aynı koğuşta yatırılıyor. Siirt’teki TMK Mağduru Çocuklar’ın mahkemeleri mütemadiyen erteleniyor…
…17 Nisan Diyarbakır duruşmasında, TMK Mağduru dört çocuk, sabah 09:00’da getirildikleri adliye bodrumundaki bir hücrede, 12 saat boyunca, aç ve susuz tutuldu. Duruşma aksam saat 21:00’de başladı. TMK Mağduru Çocuklar’a aç-susuz bırakıp soğukta bekleterek fiziki işkence yapılırken; aynı şekilde, 12 saat boyunca çocuklarını göremeden, onların aç-susuz bir hücrede tutulduğunu bilerek adliye koridorlarında bekleyen ailelere de psikolojik işkence uygulandı. Duruşmada, avukat Canan Atabay’ın, bir önceki duruşma sırasında yine benzer kötü muameleye maruz kalan çocuklara, bu durumun soru olarak yöneltilip tutanağa geçirilme talebi, mahkeme tarafından reddedildi. Bu çocuklar gece cezaevine döndüklerinde de yemek saati geçmiş olduğu için, ertesi sabahki kahvaltıya kadar aç kaldılar…’ (Yıldırım Türker’in Radikaldeki yazısından 20.04.2009 )

Küçük başbakan bugün ona öğretilen rolünü çok güzel oynadı. Peki, bugünkü küçük başbakan büyüdüğünde, bu boktan eğitim sisteminde resmi ideolojiyle şekillendirildikten sonra bir şey değişecek mi? Yaşı 18 olup üniversiteye geldiğinde yine ona öğretilen rolünü oynamaya devam edecek mi? Yoksa yeni şeyler mi söyleyecek? İşte bütün mesele bu!


Bugün bu topraklarda yaşayan Kürt çocuklara reva görülenlerden ve halkın oylarıyla şeçtiği DTP ye karşı alınan tavırdan dolayı çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlamıyorum! Bu sorunlardan hiç sözetmeden bu bayramı kutlayanları da ikiyüzlü ilan ediyorum!