Biraz suskundu. Her zamankinden biraz fazla suskun. Nedenini hiç belli etmiyordu. Gözlerinin ortasına kocaman bir boşluk yerleştirmişti, ses tonuna bir tokluk. Suskunluğunu ele verecek hiç bir belirti yoktu. Saklıyordu kendini. Sorularıma cevapları netti. O kadar ki kendimde soru sormaya devam edecek güç bulamıyordum. Verdiği her cevapta yeniyordu beni. Artık "neden buradayım?" sorusunu kendime sormaya başlamıştım. Bir adım sonrası "gitmeliyim" olacaktı.
Kapıyı yavaşça çektim. Kapının bu kadar sessiz kapanmasına şaşırmıştım. Merdivenleri koşar adım indim. Biran önce çıkmak istiyordum, dışarıda havayı içime çekmek, boğulacak gibiydim. Sorularımın yanıtsız kalışı canımı sıkmıştı. Oysa geniş cepheli, yüksek, yeni ve aydınlık bu apartmana gelirken mutsuzluğumu gidereceğimi umuyordum. Ama şimdi, biraz daha kalsam sanki üzerime devrilecekti duvarlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder