yeni ahit'in dördüncü kitabı olan yuhanna'nın, yani isa mesih'in havarilerinden, zebedi'nin oğlu yakup'un kardeşi yuhanna'nın yazdığı incile göre o gece önceden konuşulup kararlaştırılan dağ kulübesine en son isa mesih gelmişti. yüzünde günlerdir kaçıyor olmanın verdiği bir yorgunluk vardı. üstü başı,ayakları çamur içideydi. dışarıda bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaktaydı. çakan şimşekler mum ışığıyla aydınlatılmış bu dağ kulübesini bembeyaz bir ışığa bürüyordu. düşen yıldırımlar olacakları bilen tanrının öfkesiydi sanki.
isa herkesin gelmiş olduğunu görünce sevindi. tüm havarilerinin yüzüne tek tek baktı. petrus ve kardeşi andreas, yuhanna ve kardeşi yakup(ona iriliğinden dolayı büyük yakup derlerdi),filipus, bartalmay,tomas(her şeyden şüphe etmesinden dolayı ona şüpheci tomas derlerdi.ama isa mesihten ve onun tanrısından süphe etmiyordu), matta(bir vergi memuruydu.halktan alınan adaletsiz vergilerin farkındaydı. adelet isteyen isa'nın o yüzden yanındaydı), taday ve kardeşi yakup(ona da küçük yakup diyorlardı), simun ve yehuda. isa hepsine teker teker sarıldı. yehuda'ya sarılırken kulübenin biraz ilerisine bir yıldırım düştü.
yeni ahit'in birinci kitabı matta'ya, yani matta'nın yazdığı incile göre o gece, o dağ kulubesinde bir kaçış planı yapıldı. romalı askerler ve isa karşıtı yahudiler isa ve havarilerinin peşindeydi. plana göre isa zeytin dağı'nın eteklerinde bulunan gethsamane bahçesinde saklanabildiği kadar saklanacak, o sırada isa'ya, havarileri tarafından kudüs dışında güvenli bir yer bulunacaktı. isa artık kudüs'te kalamazdı. planın ayrıntılarını da konuştuktan sonra karınları acıkan isa mesih ve oniki havarisi, balıkçı kardeşler petrus ve andreas'ın getirdikleri istavritleri ve filipus'un getirdiği iki fıçı şarabı içmek için yer sofrasına yerleştiler. yer sofrasını 13 kişi etrafına oturabilecek büyüklükte seçen yakup(büyük olan) 'zor taşıdım buraya gelirken ama iyi ki masayı da kendim gibi büyük tutmuşum,yoksa sığamazdık' dedi. gülüştüler.
balıkları afiyetle yediler, şarabı kana kana içtiler.yemek boyunca bartalmay'ın başından geçtiğini söylediği-'isa çarpsın ki doğru' diyordu- eğlenceli hikayeleri dinlediler.yemek bitti. geğirdiler, dişlerini karıştırdılar. yarın erkenden zeytin dağına doğru yola çıkacaklardı. mumları söndürüp yattılar.
yehuda cebindeki gümüşleri eliyle yokladı. isa'nın artık nerede saklanacağını biliyordu.yüzüne sinsi bir gülümseme yerleşti. kulübenin biraz ilerisine bir yıldırım daha düştü.
isa herkesin gelmiş olduğunu görünce sevindi. tüm havarilerinin yüzüne tek tek baktı. petrus ve kardeşi andreas, yuhanna ve kardeşi yakup(ona iriliğinden dolayı büyük yakup derlerdi),filipus, bartalmay,tomas(her şeyden şüphe etmesinden dolayı ona şüpheci tomas derlerdi.ama isa mesihten ve onun tanrısından süphe etmiyordu), matta(bir vergi memuruydu.halktan alınan adaletsiz vergilerin farkındaydı. adelet isteyen isa'nın o yüzden yanındaydı), taday ve kardeşi yakup(ona da küçük yakup diyorlardı), simun ve yehuda. isa hepsine teker teker sarıldı. yehuda'ya sarılırken kulübenin biraz ilerisine bir yıldırım düştü.
yeni ahit'in birinci kitabı matta'ya, yani matta'nın yazdığı incile göre o gece, o dağ kulubesinde bir kaçış planı yapıldı. romalı askerler ve isa karşıtı yahudiler isa ve havarilerinin peşindeydi. plana göre isa zeytin dağı'nın eteklerinde bulunan gethsamane bahçesinde saklanabildiği kadar saklanacak, o sırada isa'ya, havarileri tarafından kudüs dışında güvenli bir yer bulunacaktı. isa artık kudüs'te kalamazdı. planın ayrıntılarını da konuştuktan sonra karınları acıkan isa mesih ve oniki havarisi, balıkçı kardeşler petrus ve andreas'ın getirdikleri istavritleri ve filipus'un getirdiği iki fıçı şarabı içmek için yer sofrasına yerleştiler. yer sofrasını 13 kişi etrafına oturabilecek büyüklükte seçen yakup(büyük olan) 'zor taşıdım buraya gelirken ama iyi ki masayı da kendim gibi büyük tutmuşum,yoksa sığamazdık' dedi. gülüştüler.
balıkları afiyetle yediler, şarabı kana kana içtiler.yemek boyunca bartalmay'ın başından geçtiğini söylediği-'isa çarpsın ki doğru' diyordu- eğlenceli hikayeleri dinlediler.yemek bitti. geğirdiler, dişlerini karıştırdılar. yarın erkenden zeytin dağına doğru yola çıkacaklardı. mumları söndürüp yattılar.
yehuda cebindeki gümüşleri eliyle yokladı. isa'nın artık nerede saklanacağını biliyordu.yüzüne sinsi bir gülümseme yerleşti. kulübenin biraz ilerisine bir yıldırım daha düştü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder