13 Kasım 2009 Cuma

CHP'NİN 'ONUR'U


Aklım bu işlere ermeye başladığından beri kendime sorardım; 'Aleviler neden ısrarla CHP'yi destekler?' diye. Tabi bu soruya bir cevabım var: Bazı kesimleri devletin resmi ideolojisine yedeklemek için aşırı bir 'irtica' korkusu pompalanmıştır kasıtlı olarak. Egemen Sünni İslam ideolojisinden taa Osmanlı'dan beri çok çekmiş olan Aleviler de etkilenmişlerdir bu abartılarak yaratılan 'irtica'söyleminden. Bu Alevilerin CHP'yi desteklemesinin bir nedenidir. Çünkü CHP 'gericiliği boğar' bildiğiniz üzere!! Ama işte CHP'nin gerçek yüzü Onur Öymen'de ifadesini bulmuştur: '' Kurtuluş Savaşı'nda Dersim İsyanı'nda analar ağlamasın denildi mi?'' İşte CHP zihniyeti budur:Tek tip Türk-Sünni bir toplum yaratmak. Devletin de, kurulduğundan beri bir devlet partisi olan CHP'nin de amacı bu olmuştur hem de en başından beri. Şimdi neden şaşırıyoruz? CHP 'sol'culuk oynadığı için mi?

4 yorum:

Karagöz dedi ki...

Bence Onur Bey'in bu ifadeleri üzerine CHP için yaptığın tek tip sunni islam insan profili yaratmak istiyor eleştirisi çok abartılı. Bir taraf sunni islam kültürünün dayatması olan türban olayı ile ilgili olarak CHP'nin laik tavrını eleştirirken bir tarafında CHP'nin sünni islam felsefesini yaymaya çalıştığını söylemesi çok garip. Hatta bazen bu iki eleştirinin aynı beyinden çıkması çok daha garip ve beter bir siyasal şizofreninin belirgin semptomlarıdır ki asıl bu korkutucu. Onur Bey, haddini aşan kelimeler kullanmış olabilir ama bu kadar da abartılmaz. Aleviler neden CHP'ye oy veriyorlar diye serzenişte bulunulmaz. Aleviler herzaman aydınlanmadan, bilimden, mantıktan, akıldan, emekten, tam bağımsızlıktan yana olurlar ve bu zamanda bunun tek ve en güçlü temsilcisi hoşumuza gitmese de CHP'dir. Ne yapalım AKP'ye mi oy verelim, ya da liboş solcu bozuntularına mı? Programıyla, insan kaynağı ile Alevilerin oyunu alabilecek en iyi parti CHP'dir. Biz aleviler sözde demokrasi havarilerine ve solculuk oynayan ama emkten uzak emekçiden uzak yüksek fil dişi kulelerde siyaset yapanlara kanmayız. Bizi ancak gerçekten "aydınlık bir Türkiye" vizyonu olan bir parti kucaklayabilir. Çünkü Alevilerin hayat güvencesi Laik, Gerçekten Demokrat, Tam Bağımsız bir Türkiye'dir. İnanç özgürlüğü ve laik yaşam tarzı bizim vazgeçilmezimizdir. Bunu CHP kadar güçlü, bağıra bağıra söyleyen başka hiç bir parti ne yazık ki yok...

Şahika dedi ki...

Yahu burak aşk olsun sende!!! Bütün isyanlar bastırılsın(hep yapıldığı gibi), "analar ağlasın" , müslüman pardon(!) sünni türk olmayan herkes öldürülsün, sürülsün, kaçırılsın bu ülkeden,...
Oooh sonra rahat... Demokratik açılımmış, kürt açılımıymış, aleviymiş, sünniymiş kim uğraşacak yeter canım çok zorlamayalım yok edin gitsin ne gerek var şimdi durmaya, durdurmaya:)))
Bir de şöyle düşünelim: belki Chp demokratik açılıma sırf kendi yapamadığı için karşıdır olamaz mı? Ulen biz yapacaktık, biz toplucaktık oyları şimdi bunlar da nerden çıktı diyorlardır belki de:))Suçlma bukadar CHP'yi yazık!!
Söyleyecek şey çok var daa yorgunum şuan:)) Son söz olarak diyorum ki: Umarım CHP'nin de programının, hedeflerinin içinde bir yerlerde vardır "DEMOKRATİK AÇILIM". Yoksa işte "vahim durum" burada ortaya çıkıyor. "Ne yapalım AK Partiye mi oy verelim" yerine CHP'ye verelim bari diyerek verilen oylar en azından bir umut içersin. Bıktık bu "laik, demokratik, tam bağımsız Türkiye için CHP" ayaklarından!

Karagöz dedi ki...

Turnusol kağıtları olmalı insanın batırınca ne mal olduğunu bilmeli. Ak mı kara mı? Ne yanda? Hangi cenahta anlaşılmalı? Ne var açılım paketinin içinde yerleşim yerlerinin eski adlarının verilmesi, Kürtçe şarkı türkü, Televizyon, diziler, aşk-ı memnu'yu izlerler belki tüm sorunlarını unuturlar, fener- galatasaray maçını Kürtçe izler ardından saatlerce yorum dinlerler... Var mı içinde toprak reformu? Var mı ağalık / feodal düzenin kaldırılması? Ağaların seçim zamanları çuvallarda taşıdıkları kamyonlarca oy karşılığı satın alınan milletvekili koltuklarına lafları var mı? Yoook! DTP, AKP ve ya herhangi bir başka parti bağıra bağıra söyleyebiliyor mu bunu? DTP değilmiydi Diyarbakır'da düzenlediği bir mitingde boynunda kuran asılı bir din adamını çıkaran? En azılı irticacılar bile yapmadı bunu... O coğrafyanın halkı ağa, şıh, terör ve devlet dörtgeninde inim inim inlerken boynunda kuran asılı meczup dayı mı kurtaracak ezilen Kürt Halkını, yada Nakşi Barzani mi? Ne bileyim "Kullanıldım" diye mahkemede diz çöküp yalvaran Apo mu? Kürt halkının tek kurtuluşu var. O da tüm Anadolu coğrafyası ile birlikte çağdaş, laik, demokratik, sosyal hukuk devlet modeli ile yönetilen Türkiye'dir. Bugün Afganistan coğrafyasında Demokrasiye Hayır Mitingleri düzenlenirken ülkemin ve aydınlarının alacağı çok ama çoook yol var!

Karagöz dedi ki...

Onca hengâme, patırtı, gürültü, kavga arasında Onur Öymen’in Meclis’te CHP adına yaptığı konuşma kaynadı gitti, oysa önemli konuşmaydı.
Kim bilir, dün de Meclis’te kimler konuştu, kimler neler söyledi? Onur Öymen’in “10 Kasım”da yaptığı konuşma tutanaklarda kalacak...
* * *
Biliyorsunuz, “açılım” lafı ortaya atıldığından bu yana -ilk adı Kürt açılımıydı- herkes aynı şeyi soruyordu:
“Ne var bu açılımda?”
Kimse doğru dürüst bir şey bilmiyordu, hatta lafı ortaya atanların bile bilmediği iğneleniyordu.
Peki, kim biliyor, kim destekliyor bu bilinmeyen açılımı?
* * *
Onur Öymen’e göre, yabancılar, mesela İngiliz Dışişleri Bakanı:
“Ne tuhaf geçenlerde İngiltere Dışişleri Bakanı geldi, Türk hükümetinin Kürt açılımını kuvvetle destekliyorum, dedi. Biz İngilizleri tanırız, yıllardan beri, bilmedikleri bir şeyi desteklediklerini hiç duymadık, demek ki bizim bilmediğimizi onlar biliyorlar.”
“Açılım”ın ilk açılışını adamlar Silopi’de resmi üniformalarıyla, zafer işareti yaparak, davul zurnayla karşılanarak yaptılar; tepki o kadar büyüdü ki, açılımı açanlar, hatta Başbakan, “Sil baştan yaparız!” demek zorunda kaldı.
Onur Öymen de bu olaya değiniyordu:
“Adam dağdan inmiş, diyorsunuz ki; biz bunları serbest bırakıyoruz çünkü bunlar suç işlememiş. Nereden biliyorsunuz? Aktütün saldırısını, Dağlıca saldırısını yapanları tespit ettiniz mi tek tek? Diğer saldırıların tek tek sicilini tuttunuz mu, parmak izi ellerinizde var mı? Nereden biliyorsunuz? Bunlar dağa niçin çıktılar acaba, ellerine silah alarak niçin çıktılar? Oraya patates soymak için mi çıktılar, çay servisi yapmak için mi çıktılar? Dağda ne işi vardı bunların? Kim size bunların sicilini verdi, tezkiyesini verdi, suça karışmamışlardır diye? PKK’dan başka kim olabilir? Adamın üzerinde terörist üniforması var, zafer işareti yapıyor, orada bir siyasi partinin otobüsünün üstünde büyük bir törenle karşılanıyor. Eline silah alan, dağa çıkan adam serbest ama eline kalem alan insanın zindanda yatması normaldir sizin hukuk anlayışınıza göre. Silopi’de başka hukuk, Silivri’de başka hukuk... Sizin, devlete karşı baş kaldıran insana tahammülünüz var, hükümeti eleştirene tahammülünüz yok. Bir tanesi dağa çıkmış, bir tanesi konferans yapmış; dağa çıkan serbest, konferans düzenleyen, hükümeti eleştiren aylarca, yıllarca hapiste yatsın.”
* * *
Bazıları İspanya’da ETA’yı, İrlanda’da IRA’yı örnek gösterirler.
Onur Öymen de onlara der ki:
“IRA sorunu çözülmeden önce, 7 Nisan 2005’te, IRA bütün silahlarını teslim etmeyi kabul etti, kurulan bir komisyona son tabancasına kadar bütün silahları teslim etti. Sizin böyle bir projeniz var mı, PKK’ya bütün silahları teslim etmeden çözüm yok, diyor musunuz?”
Onur Öymen, bu soruya İmralı’dan cevap geldiğini belirtiyor:
“Bizim en çok yapabileceğimiz şey, ateşkesten ibarettir.”
* * *
Peki CHP ne diyor?..
Öymen diyor ki:
“Bizim görüşlerimiz belli. 1989 raporumuza bakın, 1991 tarihli yasa önergemize bakın, 2008 tarihli programımıza bakın, bütün bu konuları açıkça söylüyoruz. Etnik köken servetimizdir diyoruz, hazinemizdir diyoruz, saygı gösterelim, devlet olarak destekleyelim; milli kimlik, milli birlik, eğitimde Türkçe konularına siz sıcak bakarsanız, bunlara karşı çıkmazsanız... Biz diyoruz ki çağdaş bir ülkede etnik kökenli insanların bireysel hakkı neyse hepsini biz kabul etmeye hazırız.
Var mısınız?”
* * *
Tarih bugünlere de kayıt düşecektir.
“O tarihte Türkiye’de CHP diye bir parti vardı” diyerek...
Bazıları “İyi ki vardı!” diyecek, bazıları da “Olmaz olsaydı!” diyerek.

Hasan Pulur