11 Kasım 2008 Salı

BİR 68 KUŞAĞI ELEŞTİRİSİ


Biz solcu gençler için 68 kuşağı önemlidir. Bizim için önemli olması eleştiremeyeceğimiz anlamına gelmez tabi. Zaten memleketin başına ne geliyorsa önemsediği şeyleri eleştiremediğinden geliyor. Tabular oluşturup, sıkıntı yaratıyoruz. Bir kabızlık hali diyelim. Bana göre 68 kuşağının eleştirilmesi gereken iki yönü var:
1- Sınıf mücadelesini arka plana itmiş olması
2- Sağlıklı bir Kemalizm eleştirisi yapamamış olması.

İlk eleştirimi biraz açarsam; Türkiye’de sol en başta mücadelesini temellendirirken ‘emperyalizme karşı vatanseverlik’ şiarını kullandı. Asıl işlevi olması gereken sınıf mücadelesini arka plana itti. Elbette sol anti-emperyalisttir fakat mücadelesini temellendirirken işçi sınıfını temel alır. Yani her anti-emperyalist ve vatansever solcu değildir! Emperyalizme karşı vatanseverlik şiarı, zamanla sol içinde bir grubun yabancı düşmanlığına dönüşmüş, milliyetçilik yapmasına hatta faşist tepkiler vermesine neden olmuştur. Ya da milliyetçilik yapmak için antiemperyalizmi ve bu şiarı kullanmışlardır. Peki, böyle bir dönüşüm nasıl gerçekleşmiştir? Kendilerine ulusal sol diyen bu kesim nasıl ortaya çıkmıştır? 68 kuşağına yaptığım ilk eleştirinin bunda bir payı vardır elbet ama en büyük pay ikinci eleştiriyi yapmama sebep olan yanlıştadır.

İkinci eleştirim;68 kuşağının sağlıklı bir Kemalizm eleştirisi yapamamış olmasıdır. Bolşevizm ve Kemalizm arasında görülen bazı yapısal özellikler nedeniyle Kemalizm’i bir tür sosyalizm olarak yorumlayan 68 kuşağı Kemalizm’i toptan kabullenmiş, eleştirmemiş ve Kemalizm’in temel ayaklarından biri olan Türk milliyetçiliğini yok saymıştır(burada kastım bilerek bir görmezden gelme değil; Kemalizm’i algılamasından kaynaklanan bir görememe hali). Bugün kendine ulusal sol diyen kesim açıkça milliyetçilik(hatta bir kesimi faşistlik-bkz Türk solu dergisi) yaparken, kendilerini o kuşağın devamı takipçisi olarak görmektedir. Nedensel bir bağ olduğu söylenebilir ama böyle milliyetçi ve faşist bir söyleme sahip bu kesimi, 68 kuşağının devamı saymak elbette 68 kuşağına büyük haksızlık olur.

68 kuşağının yaptığı hatayı sürdürmek yerine, dünyadaki yeni gelişmelere gözünü kapamadan solu sosyalizmi Marksizm’i yeniden tanımlamış-tanımlamaya çalışan(bu arayış hala sürmektedir), Kemalizm’i eleştirebilen, dünya görüşünü Kemalizm’den bağımsız kurabilen bir sol da Türkiye’de mevcut. Bu sol anti-emperyalisttir ama asla ulusalcı ya da milliyetçi değil enternasyolisttir. Bu sol sosyalisttir, devrimcidir ama asla Kemalist değil özgürlükçüdür. Yaşanan ayrışmadan sonra bu iki görüş çok ayrı yerlere düşmüşlerdir. O yüzden, enternasyolist ve özgürlükçü sol diğer kesim tarafından haksız bir şekilde işbirlikçilikle suçlanmaktadır.
Bu suçlama temelsiz ve anlamsızdır. Türkiye’ye nefes aldıracak gerçek sol; ulusal sol değil özgürlükçü-enternasyolist soldur!

Hiç yorum yok: