
Artık darbelerimizi tartışabiliyoruz. Ve Türkiye yeni yollar buluyor kendine. Sessiz ve derinden darbelenip, yükses sesle tartışıyoruz. Meclisteki iki parti hakkında kapatma davaları sürüyor. Erken seçim erkek seçim hodri meydan seçim ve bu davalar konuşuluyor, yaz boyuncada bunlar konuşalacak gibi görünüyor.
Ya konuşmadıklarımız. Konuşmak istemediklerimiz. Daha doğrusu sadece konuştuklarımız. Her konuşulan, yüksek sesle hem de, Tv'lerde boy gösteren herşey-birçok şey umrumuzda değil aslında. Nasıl ki sessizce demokrasi tekmelenip, çığlığı yine bu tekmeleyeni ve tekmelenenleri konuşurken, yine yüksek sesle, kaybolduysa boşlukta; aynı şekilde türbanda tartışıldı günlerce ama çözülmedi, yeni anayasa yapacaktık tartışıldı-tartışılmaya devam ediyor ama hala darbecilerin anayasasıyla devam ediyoruz, Tuzlada işçi ölümlerini hergün haberlerde görüyoruz konuşuyoruz çözüm yok işte.
Konuştuklarımızı aslında kuru gürültü. Çözmüyor düğümlüyoruz. Çok konuşup aslında hiç konuşmadığımız başka bir konu da Romanlar. Sulukule'de Romanlar evlerinden çıkmaya zorlanıyor. Biz yine Romanları konuşuyoruz, tvlerdeki dizilerini yarışmalarını, şarkılarını. Onlarla eğleniyoruz, vakit geçiyoruz lakin hiç Sulukule'de olanlardan, yaşamak istedikleri yerden zorla atılmalarından bahsetmiyoruz.
Biz sadece konuşuyoruz. Birbirimizi anlamıyoruz, anlamak istemiyoruz.
Romanların yaşmak için verdikleri mücadeleyi vicdan sahibi herkesin yapacağı gibi destekliyorum.İlle de Roman olsun, Sulukule Romanların olsun!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder