14 Nisan 2008 Pazartesi

AŞK ESKİ BİR YALAN ADEM VE HAVVA'DAN KALAN


Şimdilerde denir ya 'nerde o eski aşklar' diye. Bu iyi,saf olan 'eski aşk' ne kadar eski merak ediyorum. Eski aşklar derken ilk insanların aşkından, aşkı bulanların aşkından bahsediyorlar sanırım. Çünkü bu laf günümüze ait değil, her dönemde söylenmiş. Yani kimse yaşadığı dönemdeki aşktan memnun değil. Size bir örnek; Mehmet Rauf'un 1927 yılında basılmış 'Eski Aşk Geceleri' adlı öyküsünden bir paragraf:''Aşk, eski zamanda idi. Bu günküler, o zamana göre aşk değil,sanki bir çiftleşme,bütün maddi yanlarıyla,bütün hayvanlığıyla ve tam anlamıyla bir çiftleşmedir. Bu günkü dağınık hayat içinde aşkın en tanrısal çekiciliği olan ne şiir kaldı, hatta ne de heyecan...Bugün aşk artık sokağa fırladı,caddeleri kapladı...Gözümüzün önünde çekinmeden,utanmadan ve duraksamadan yayılıyor,sanki sahnede oynar gibi...''
Gördüğünüz gibi yıl 1927 ama şikayetler aynı. Ben şahsen şikayetçi olanlardan değilim. Şunu da merak etmiyor değilim; acaba sadece biz de mi var bu eski aşklara özlem, yoksa mesela İngiltere'de falan 'ulan ne güzeldi VIII. Henry dönemindeki aşklar' diyenler var mı? Efendim! Onlar özgür seksi mi tartışıyorlar. O da ne kuzum öyle? Tövbe,tövbe!

Hiç yorum yok: